


Günümüz iş dünyasında teknik bilginiz, tecrübeniz veya projeleriniz ne kadar kusursuz olursa olsun, bunları küresel sahnede ifade edemediğiniz sürece potansiyelinizin altında kalmaya mahkumsunuzdur. Özellikle çok uluslu şirketlerin iş mülakatlarında ya da kritik yabancı ortaklı toplantılarda aniden gelen o konuşma sırası, birçok profesyonel için bir başarı fırsatından ziyade bir "stres kaynağına" dönüşür.
Peki, kariyer basamaklarını hızla tırmanırken yabancı yöneticilerin ve İK uzmanlarının karşısında ezilmeden, kendinizden emin ve profesyonel bir imaj çizerek İngilizce konuşmak nasıl mümkün? İşte global arenada sesinizi duyurmanızı sağlayacak 5 altın kural:
Global şirketlerdeki en büyük yanılgı, herkesin bir Oxford profesörü gibi konuşmanızı beklediği düşüncesidir. Oysa iş dünyasının dili "Global English" (Globish) dediğimiz, süsten uzak, net ve sonuca odaklı bir iletişim dilidir.
Enes Atik
Global şirketlerdeki en büyük yanılgı, herkesin bir Oxford profesörü gibi konuşmanızı beklediği düşüncesidir. Oysa iş dünyasının dili "Global English" (Globish) dediğimiz, süsten uzak, net ve sonuca odaklı bir iletişim dilidir.
Karşınızdaki yabancı ortak veya mülakatçı, sizin Future Perfect Continuous kalıbını ne kadar doğru kullandığınıza değil; sunduğunuz çözüm önerisine, verileri nasıl analiz ettiğinize ve kriz anındaki duruşunuza odaklanır. Karmaşık cümle yapılarından kaçının. Kısa, net ve öz cümlelerle meramınızı anlatmak, uzun ve içinde kaybolduğunuz devrik cümlelerden çok daha kurumsal bir etki yaratır.
Toplantılarda sürekli "I think" (Bence), "Good" (İyi) veya "We did" (Yaptık) gibi temel kelimeleri tekrarlamak, profesyonel derinliğinizi gölgeler. Bunun yerine, teknik bilginizi ön plana çıkaracak ve iş dünyasında ağırlığı olan "Power Verbs" yani güçlü fiiller kullanın.
- We did this project yerine "We executed/implemented this project." (Bu projeyi hayata geçirdik/yürüttük.)
- I reduced the costs yerine "I optimized the operational costs." (Operasyonel maliyetleri optimize ettim.)
- We will grow our sales yerine "We aim to maximize our market share." (Pazar payımızı maksimize etmeyi hedefliyoruz.)
Kendi alanınızla (pazarlama, yazılım, finans, lojistik vb.) ilgili bu tarz 15-20 stratejik kelimeyi cebinize koyun. Bu kelimeler, konuşurken beyninize ekstra özgüven pompalayacaktır.
Mülakatta ya da toplantıda zor bir soru geldiğinde sessizliğe gömülmek veya sürekli "Ummm", "Eeee" gibi sesler çıkarmak, sizi hazırlıksız ve heyecanlı gösterir. Beyninize cümleyi toparlaması için ihtiyaç duyduğu o 3-5 saniyelik süreyi kazandıracak profesyonel köprü kalıplar kullanın:
- "That’s a very insightful question, let me break it down for you..." (Bu çok derinlikli bir soru, sizin için detaylandırayım...)
- "To look at it from a different perspective..." (Farklı bir perspektiften bakacak olursak...)
- "As far as the data is concerned..." (Veriler söz konusu olduğunda...)
Bu kalıplar siz konuşurken beyninizin arka planda bir sonraki İngilizce cümleyi kurmasına izin verir ve duraksamalarınızı son derece doğal gösterir.
İş hayatında özgüven kazanmanın yolu, sürekli pratik yapmaktan ve bu pratiklerin profesyonel bir göz tarafından incelenmesinden geçer. Ancak çalışan bir yetişkin olarak, bir sınıfta herkesin önünde hata yapıp düzeltilmek motivasyonunuzu kırabilir.
Atik Dil Online Akademi'de tam olarak bu yüzden Kişisel DM (Özel Mesaj) Koçluğu uyguluyoruz. İş toplantılarınıza hazırlık yaparken veya mülakat simülasyonları gerçekleştirirken yaptığınız sesli pratikleri bizzat hocanıza gönderirsiniz. Hocanız, hatalarınızı herkesin gözü önünde değil, doğrudan size özel sesli notlarla düzeltir. Böylece iş dünyasındaki prestijinizi sarsmadan, tamamen güvenli bir konfor alanında dil reflekslerinizi keskinleştirirsiniz.
Sadece resmi toplantılarda İngilizce konuşmaya çalışmak, üzerinizdeki baskıyı artırır. Dil kaslarınızın rahatlaması için iş dışı, stressiz ortamlarda da sosyalleşmeniz gerekir.
Akademimizin her Cumartesi düzenlediği "Networking Coffee" seansları tam olarak bu kural için biçilmiş kaftandır. Farklı sektörlerden gelen üst düzey yöneticiler, mühendisler ve uzmanlarla kahvenizi yudumlarken tamamen serbest formatta İngilizce sohbet edersiniz. Resmiyet baskısı olmadan yapılan bu sohbetler, pazartesi günü şirketteki yönetim kurulu toplantısında projenizi sunarken ihtiyaç duyduğunuz o "doğal akıcılığı" ve özgüveni size kazandırır.
"Unutmayın; global şirketlerde dil bir turnusol kağıdıdır. İngilizceyi akıcı ve özgüvenli konuştuğunuz an, masadaki ağırlığınız ve fikirlerinizin değeri katlanarak artar. Kendinize güvenin, kurallara takılmayı bırakın ve Atik Dil'in yaşayan ekosisteminde iş dünyasının dilini bizimle birlikte sahada öğrenin.